o zaman tamam

öf sıkıntıdan sandalyemin ayaklarını kemiricem.

ne çok insan var amaçsız yaşıyorlar. mesela sevmenin ne demek olduğunu bile bilmiyorlar.

eski sevgilim gelsede bi tokat, 2 tekme, 5 yumruk atsam sonra gitse

mutluluk derler hep. tanımlanamaz yaşanırmış, imkansızmış hatta mutlu olmak, masallarda olurmuş yada filmlerin sonunda, pembe gözlüklerini takmiş insanlar görebilirmiiş mutluluğu. Saçmalamışlar, saçmalıyorlar hala. Ben bi filmde değilim,masaldada. pembe gözlüklerimde yok. hayattayım,gerçekteyim ve o benim yanımdayken mutluluğumu görebilir herkes. kahkahalarımı duyabilir. ve en önemlisi o benim ellerimi tutarken ben iliklerimde hissediyorum mutluluğu. öyle içten öyle cook hissediyorum ki hemde.

oğlum inanamıcaksın ama mutluyum lan

cokta zor değil yanına gelip seni seviyorum demekk sadece biraz cesarett

biliyomusun çilekli milkshake bile senin yanında olup ellerini tutmaktan güzel değil. hatta kocaman cikolatalı bi dondurma bana sarıldıgında veren mutluluğu vermıyo

çok yaptığım bişey yok aslında senin aklıma düşmen için. hersey senleşmiş artık. kalemi elime alıyorum karaladığım seyler belli hep. ya adın ya yüzün. film izliyorum mesela kadına deliler gibi aşık olan adam sensin onu ölür gibi seven kadın benim. dısarı cıkıyorum bazen öyle gezmek için. bi sevgili geçiyo yanımdan mutlular gülüyolar. çocugun gülüşü tıpkı sen kızın mutluluğu kızarmıs yanakları aynı ben. kitap okuyorum canım sıkıldıgında. kitaptaki kız cocuga sarılıyo ve cocuk kulagına seni asla bırakmayacagım diyo. gülümsüyorum kulagıma fısıldadıklarını anımsayıp bianda kızın yerini alıyorum sende bana sımsıkı sarılan cocuk oluyosun kitabı bizleştirip sonuna kadar hırsla okuyorum bilirsin sevmem kitap okumayı. ben bi tek seni cok severim